Makale Neden Reddedildi?

Araştırmacılar olarak bizim için en önemli konulardan birisi araştırma makalelerimizin kendi alanlarımızda saygın dergilerde yayımlanması. Ancak bu dergilerde kabul oranı oldukça düşük (rakamlar dergi özelinde değişse de, dergilere gelen makalelerin yaklaşık %90’ının  [evet yüzden doksan] ret edilmesi olası bir durum).

Editörlerin bir makaleyi neden ret ettikleri ile ilgili birçok yazı var (birçoğu da editörler tarafından yazılmış) (ilgi duyanlara bu yazıları gönderebilirim). Ben bu yazıda bir araştırmamızın 10 dergiden ret alması (evet on dergi) sonucunda elde ettiğim tecrübelere dair birkaç bilgi vermek istiyorum. Alt kısımda yer alan noktaların tek bir araştırma özeli dışında birçok araştırma için geçerli olduğunu düşünüyorum.

Makalenin ret edilmesini başlıca konu, yöntem ve dil olarak üç kısımda özetlemek istiyorum.

A) Konu

Öncelikle olarak bir araştırmanın bilime katkı sağlaması gerekiyor. Bu kavram oldukça basit görünüyor. Ama bu durum kolay bir şekilde elde edilemiyor. Araştırılan konunun iyi bir şekilde bilinmesi gerekiyor (literatüre hâkimiyet). Ardından yapılan araştırma bu literatüre göre yeni bir şey söylemeli. Araştırma konusu bu yenilik noktasında önem kazanıyor. Öyle bir konu olmalı ki, literatüre sağladığı yeni bulgular ile ufak bir katkı sağlasın. Ancak burada konunun katkı sağlaması bazı durumlar da yazarın yazım kabiliyeti ile olabiliyor. O yüzden bilimsel araştırmanın aslında bir hikâye anlatmak olduğu vurgulanıyor.

[Bizim araştırmamız özelinde aslında konu oldukça ilginçti. Bunu sadece biz düşünmüyorduk. Dergi editör ve hakemleri de konuyu ilginç ve önemli bulmuşlardı. Ancak araştırma başında bizim dikkate almadığımız bir nokta vardı ve sürekli bu nokta farklı editör ve hakemler tarafından bize hatırlatıldı. Maalesef bize söylenilen “şu konuyu dikkate almamışınız” noktasının araştırmanın son aşamasında dikkate alınması mümkün değildi.]

B) Yöntem

Yöntem açısından özellikle bizim alanımızda en önemli noktalardan birisi “nedensellik” ilişkisi. Bu yüzden basit bir araştırma sorusunu cevaplarken kullandığımız yöntem bir ilişki mi gösteriyor, yoksa iki değişken arasında nedensellik ilişkisini mi açıklıyor. Bu nedensellik noktası uygun yöntemin seçilmesinde dikkat edilmesi ve kullanılan yöntemin sınırlarının bilinerek ona göre yorum yapılması açısından önem taşıyor.

[Bizim araştırmamız özelinde yöntem konusu biraz sorunluydu. İki değişken arasında ilişki kurduğumuz araştırma da, nedensellik varmış gibi bir dil kullanmıştık. Her ne kadar bu durum dil ile ilgili olsa da, aslında bir bakıma kullanılan yönteme yeterince hakim olunmamaktan kaynaklanabiliyor. Tabi kendimize haksızlık yapmayım, seçtiğimiz konuda araştırdığımız araştırma sorusu bizi bazı yöntemleri (araştırma yaklaşımı diyebiliriz) seçmeye zorlamıştı. Kısaca evet hocam biz de biliyoruz araştırma yaklaşımı en iyi seçenek değil, ama bu araştırma sorusuna bu yöntem en iyi ikinci seçenek.]

C) Dil

Çok yüksek ihtimalle (kesin diyebiliriz) alanınızdaki saygın dergilerin dili İngilizce. Bizim gibi ana dili İngilizce olmayanlar için bu durum sorun yaratabiliyor. Basit kelime ve harf hataları editör ve hakemler gözünde özensiz bir şekilde araştırma yapılmış izlenime yol açabiliyor. Aslında makalenin dilini dil bilgisi açısından inceleyen birçok kurum var. Hatta birçok derginin de belirli bir ücret karşılığında (bence çok ucuz değil) bu hizmeti verdiğini biliyoruz. Maalesef bu hizmetler bazı durumlarda yeterli olmuyor. Ek olarak dil ile ilgili belirtmek istediğim belirsiz kavramlardan kaçınılması. Araştırmamızın dili açısından sorun sadece İngilizce’den kaynaklanmıyor. Bazı kavramlar herhangi bir manaya gelmeyebiliyor. Örneğin “araştırılması gerekli” “bulgular beklenmedik” “sonuçlarımız çok önemli” “diğer bölgeler için geçerli” gibi kelime gruplarının altının doldurulması gerekiyor. Bulgularımız beklenmedik denildiğinde kime göre neye göre beklenmedik sorusu karşımıza çıkıyor.

[Bizim araştırmamızda da dil konu hem bilimsel dil açısından hem de İngilizce açısından sorunlar içeriyordu. Hangi çalışma içermiyor ki :). Yazıma ayırdığımız zamandan daha fazlasını yazımı düzeltmek için ayırmalıyız. ]

Not: bu arada 10 dergiden ret alan araştırmaya ne mi oldu? Çalışmamızın eksiklerini kabul ettik, geliştirdik ve çok değerli editör ile hakem önerilerini dikkate alıp yeniden araştırmamızı yapacağız. İşte o zaman kabul edileceğini düşünüyorum (veya umuyorum).

Bu yazı Araştırma Teknikleri kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir